Blockchain Dosyası (Ripple ve XRP Davası)


Bu yazıda anlattıklarım yatırım tavsiyesi değildir!

Yazan: Şaban İbrahim GÖKSAL


2008 yılını çoğumuz 2007 yılında konut balonunun Amerika Birleşik Devletleri’nde neden olduğu ve bir yıl sonra bütün dünyaya yayılan, dünyanın en büyük dördüncü yatırım bankası Lehman Brothers’ın 613 milyar dolar borç ile batmasına sebep olan, FED’in ucuz likidite ile müdahale ettiği ve bu likiditenin enflasyona neden olduğu büyük krizle ile hatırlıyoruz. O yıllarda pek önemsenmese de bir olay daha gerçekleşti. Satoshi Nakamoto lakaplı kişi veya kişiler tarafında bir white paper yayınladı. Bu white paper’da Satoshi Nakamoto gerçekleşen bu mali krize dünya üzerindeki likiditeyi sağlayan hükümetlerin ve bu likiditeyi dağıtan bankaların sebep olduğunu belirtiyordu. White paper’da detaylıca anlattığı kripto para bitcoin vasıtasıyla beceriksiz hükümetleri ve aç gözlü bankaları aradan çıkartıp P2P (peer to peer) yöntemiyle işlem yapmayı amaçlıyor. O gün ortaya çıkan bu devrimin ilk kıvılcımları olan bitcoin ve blockchain teknolojisi bugün gerçekleşen birçok yeniliğin öncüsü oldu. Bu yazıda blockchain teknolojisi kullanarak hızlı, güvenli ve ucuz bir şekilde para transferi yapan ripple, bu transferin köprüsü konumunda olan XRP coin ve SEC’in (Security and Exchange Commission) bu coin’e açmış olduğu davayı anlatacağım.



Ripple

Uluslararası ticaretin gelişmesi ile birlikte uluslararası para transferleri aktörler için en önemli sorunlardan biri haline geldi. 1973 yılına kadar telex sistemi vasıtasıyla para transferleri ve ödemeler gerçekleştirildi. 1973 yılından sonra transferler ve ödemeler için halen günümüzde de devam eden fakat maliyetli ve yavaş olmasından dolayı popülerliğini kaybetmiş SWIFT (Society for Worldwide Interbank Financial Telecommunication) yöntemi kullanılmaya başlandı. SWIFT yöntemi ile transferler bazı zamanlar bir haftaya kadar sürebilmekte hem de maliyetli olmaktadır, saniyelerin dahi milyonlar ettiği şu zamanlarda günler süren transfer ve ödemeler uluslararası alanda ticaret yapan firmaların en büyük sorunlarından birisi olmuş durumda. 2012 yılında kurulmuş Ripple Labs. şirketi blockchain teknolojisi ve dağınık defter sistemini kullanarak kurmuş olduğu sistem vasıtasıyla bu transfer ve ödemeleri saliseler içinde, çok düşük rakamlara ve güvenli bir biçimde gerçekleştirebilmektedir.



Günümüzde halen en çok kullanılan SWIFT sistemi kodlar vasıtasıyla iletişim kurulan bir mesajlaşma sistemidir. SWIFT işlemi aşağıdaki şemada da gördüğünüz üzere birden fazla aşamadan oluşmaktadır. Servis kullanıcısı gönderici finansal kuruluşa başka bir ülkeye ve finansal kuruma para transferi işlemi için başvurur. Transfer detayları sistem vasıtasıyla otomatik bir şekilde SWIFT koduna dönüşür ve kod SWIFT ağı vasıtasıyla alıcı kuruluşa gönderilir. Alıcı kuruluşu mesajı almadan önce kod SWIFT terminaline ulaşır ve bütün aşamalar servis kullanıcısı ve gönderici kuruluş tarafından görüntülenebilir.


2021 verilerine göre günde 46 milyon SWIFT işlemi gerçekleştirilmektedir. Yukarıda mesajlaşma aşamalarını anlattım, şimdi ise para transfer aşamalarını anlatacağım. Aşağıdaki şemada da gördüğünüz üzere katmalı bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Gönderici parayı gönderici bankaya yatırmaktadır, gönderici banka parayı gönderici banka muhabirine, muhabir ise alıcı bankanın muhabirine göndermektedir fakat bu işlem merkez bankaları vasıtasıyla gerçekleşmektedir. Alıcı muhabir, alıcı bankasına ve alıcı bankasından da para alıcıya ulaşmaktadır.



SWIFT sistemi kendi içinde güçlü ve zayıf yanlar, tehditler ayrıca fırsatlar barındırmaktadır. SWIFT kodunun uluslararası olması, basit bir operasyonla ve güvenli bir şekilde gerçekleştirilebilmesi güçlü yanları ama transferin günlerce sürmesi ve maliyetli olması ise zayıf yanları. Yeni teknolojilerin benimsenebilmesi, potansiyel barındırması fırsat olarak değerlendiriliyor ancak bütün kontrolün bankalarda olması ise tehdit olarak algılanıyor.


Ripple sistemini fintech uzmanları hawala sistemine benzetmektedir. Hawala sistemi 8. Yüzyılda Güney Asya’da ortaya çıkmıştır. Bu sistemde kullanıcı A ve B’nin yanında sözleşmeci A ve B vardır. Kullanıcı A şehrindeki sözleşmeci A ile iletişime geçip şu gün ve saatte şu şehirdeki sözleşmeci B’ye kullanıcı B’ye teslim edilmek üzere şu miktarda parayı götürüp teslim edeceksin der. O gün ve saatte sözleşmeci A o şehre gider sözleşmeci B ile iletişime geçer ve parayı teslim eder kullanıcı B’ye ulaşacak şekilde. Sözleşmeci B kullanıcı B’nin kimliğini doğruladıktan sonra kullanıcı A’nın gönderdiği şifre ile para transferini de doğrular ve parayı kullanıcı B’ye teslim eder veya işlem tam tersi şekilde para kullanıcı B’den A’ya transfer olacak şekilde gerçekleşir. Hawala sistemi güven üzerine kurulmuş hawala ağları üzerinde gerçekleşmektedir. Ripple sistemini hawala sistemine benzettiğimizde sözleşmecilerin yerini finansal kuruluşlar alıyor.

Ripple sisteminin anahtar bileşenleri dağıtılmış defterler, blockchain sistemi ve kripto paralardır. Sistem aynı anda hem transfer bilgisini hem de transfer miktarını saliseler içinde göndermeye imkan sağlamaktadır. SWIFT sisteminde mesaj ile paranın senkronize bir biçimde gönderildiğini düşünün, ripple sistemi bunu sağlamaktadır. Sistem kripto paraları ve blockchain teknolojisini işlemi P2P yöntemiyle merkezsizleştirmek için kullanmaktadır, bu sayede transfer bilgisi gönderildiği anda, transfer yada ödeme anlaşması yapılmakta ve para da kripto paralar vasıtasıyla gönderilmektedir. Aşağıdaki şemada görüldüğü üzere mesaj sistemi gönderici kuruluş ve alıcı kuruluş arasında iletişim açıyor ve ödeme ya da gönderim detaylarını iletiyor ripplenet vasıtasıyla. İlgili detayda; yabancı para değişim oranı, ödeme detayları, ücret ve masraf süreci vb.. bilgiler yer almaktadır. ILP (Inter-Ledger Protocol/ Defterler Arası Protokol) krediler, borçlar ve işlemler arasındaki para transferini takip etmek için alt deflerlerdir. ILP anlaşmanın çok hızlı ve hassas bir şekilde gerçekleşmesini sağlar ve sürecin başarılı olup olmadığının kontrolünü sağlar. FX Ticker ise paraların değişim oranlarının sistem tarafından takip edilmesini sağlar. Onaylayıcı (Validator) ise işlemin başarılı olup olmadığının onayını sağlar bu vasıtasıyla anlaşma risklerinin önüne geçilir ve zamandan tasarruf edilir. Gönderici gönderim yapmadan önce gönderici kuruluş blockchain üzerinden ilgili destinasyona transfer isteği yapar ve mesaj sistemi vasıtasıyla gönderim ücreti ve farklı değişim oranlarının bilgisini alıcı kuruluştan alır bu sayede gönderici en iyi seçeneği seçip gönderimi yapabilir. Gönderici tarafından işlem başlatıldığında, alıcı kuruluş tarafından işlem kitlenir ve FX Ticker göndericinin göndermiş olduğu para birimi ile XRP (ripple sisteminin gönderim için kullandığı kripto para) oranlarını gösterir. Gönderici kuruluş gönderilen yerel parayı XRP’ye dönüştürüp gönderir ve alıcı kuruluş ise gönderici kuruluşun göndermiş olduğu XRP’yi alıcının yerel para birimine dönüştürür bu arada bu işlemler gerçekleşirken ILP tarafından bütün kayıtlar tutulmaktadır.


Şuan ripplenet sisteminin içine 300’den fazla finansal kuruluş dahil olmuş durumda, sistem vasıtasıyla 75 den fazla ülkeye para transferi saliseler içinde güvenli bir şekilde ve XRP’nin piyasa değerinin yüz binde biri kadarıyla yapılabilmektedir. Ripple sistemi, SWIFT sistemi gibi kendi içinde zayıf ve güçlü yönler, tehditler ve fırsatlar barındırmaktadır. Sistemin haftanın 7 günü her saat kullanılabilmesi, gerçek zamanlı transfer ve mutabakata dayalı anlaşma sunması güçlü yanları, XRP’nin Ripple Labs. şirketi tarafından kontrol edilmesi ise zayıf yanıdır. Sistemin para havale endüstrisinde devrim yapması XRP’nin merkezileşmiş para birimler gibi potansiyel barındırması sistemin sunmuş olduğu fırsattır ama diğer kripto paralar ile arasındaki rekabet her zaman bir tehdit olarak kalacaktır.


XRP Davası

3 Mayıs 2018 yılında SEC (Security and Exchange Commission) Amerika Birleşik Devletleri Kaliforniya eyalet mahkemesinde Ripple Labs şirketine karşı bir dava açtı. İlgili dava ilk başta Ripple Labs şirketine karşı açıldı fakat daha sonra genişletildi ve davaya şirketin kurucuları da yapmış oldukları XRP satışları nedeniyle dahil oldu.

SEC’in argümanı XRP aslında diğer kripto paralar gibi değil, kontrolü bir şirketin tekelinde olduğu için onlar menkul kıymet sözleşmesi ve bu menkul kıymet sözleşmelerinin Amerika Birleşik Devletleri sınırları içinde satışı için SEC’den güvenlik onayı alınması gerekiyor. SEC’in bu argümanına karşı Ripple Labs şirketi XRP’nin ve Ripple Labs arasında bir set var ve SEC’in iddia ettiği gibi bizim kontrolümüzde değil.


SEC bir finansal enstrümanın menkul kıymet sözleşmesi olup olmadığının tespiti için 1940’larda geliştirilmiş ve halen kullanılmakta olan howey testini yapıyor. Bu test ilgili enstrümana 4 adet soru soruyor. Bu soruları sorup cevaplarını XRP’ye göre aşağıda değerlendireceğiz.


1. İlgili enstrümana para yatırımı gerçekleştirilebiliyor mu?

Cevabımız tabi ki evet, eğer para yatırılması mümkün olmasa ona finansal enstrüman diyemeyiz zaten. Bu arada diğer sorulara geçmeden evvel Ripple Labs şirketi bu testin ne kadar gerçek sonuç vereceği konusunda şüpheli çünkü howey testi 70 yıl evvelinin finansal piyasalarına göre dizayn edilmiş ve bu kadar demode bir testin günümüz teknolojisinin ortaya çıkardığı bir enstrümanı değerlendirmek konusunda yetersiz kalacağını belirtiyorlar.


2. İlgili enstrüman bir kurulu ortaklıktan (common enterprise) mı ortaya çıkıyor?

Bu soruda taraflar ayrılmış durumunda, XRP gerçekte ripple ödeme ve para transferi sisteminde kullanılmak için ortaya çıktı ama bu testte sorgulandığı gibi şirket ile değerlenebilecek bir enstrüman olarak çıkmadı. Ripple Labs şirketi hiçbir zaman XRP için bir hedef vermedi ve her fırsatta XRP ve Ripple’nin aynı kefeye koyulup değerlendirilmemesi gerektiğini, Ripple’nin başarıları ve XRP’nin değeri arasında bir bağ olmadığını belirttiler.


3. İlgili enstrüman piyasaya sunulduğunda, ilgili kuruluş kar beklentisi vat etti mi yada yatırımcılar kar beklentisini kuruluşun başarısına mı bağlıyorlar?

Ripple Labs XRP’yi ilk çıkardığı günden itibaren ödeme ve transfer sisteminin bir parçası olarak kullandı ve hiçbir zaman yatırım aracı olarak tanıtmadı, ayrıca onun yatırım aracına dönüşmemesi için söylemlerde bulundu. Sistemi daha işler hale getirebilmek ripple sisteminde diğer para birimlerinde de transfer ve ödeme mümkün.